“O, ölüm sarhoşluğu, bir gerçek olarak gelip de, (insana) "İşte bu, senin yan çizip-kaçmakta olduğun şeydir" (denildiği zaman da). Sur'a da üfürülmüştür. İşte bu, tehdidin (gerçekleştiği) gündür. (Artık) Her bir nefis, yanında bir sürücü ve bir şahid ile gelmiştir. "Andolsun, sen bundan gaflet içindeydin; işte Biz de senin üzerindeki örtüyü açıp-kaldırdık. Artık bugün görüş-gücün keskindir."” (Kaf Suresi, 19-22)
Ayetteki, “... sen bundan bir gaflet içindeydin; işte Biz de senin üzerindeki örtüyü açıp- kaldırdık.” ifadesiyle, bazı insanların dünya hayatının geçiciliğinden, ahiretin varlığından ve hesap gününden gafil bir yaşam sürdürdükleri haber verilmektedir. Ancak ölüm anında, hayatı boyunca cenneti ve cehennemi düşünmeyen bir insanın dahi görüşü keskinleşir ve anlayışı açılır. Ama artık o kişinin imtihanı bitmiştir ve hükmü verilmiştir. Asla geri dönüş yoktur. “Ben bu gerçeği kavradım, benim imtihanım tekrar başlasın” gibi bir ihtimal hiç kimse için asla gerçekleşmez. (En doğrusunu Allah bilir.)
İman edenler ahirette böyle bir durumla karşılaşmaktan şiddetle korktukları için hayatları boyunca Allah'a yakınlaşmak ve imanı daha derin yaşamak için yollar ararlar. Yalnızca Allah'ın rızasına, rahmetine ve cennetine yönelirler. Asla unutmamak gerekir ki; her insanın ölüm anı gelmeden cennetin, cehennemin yakınlığını ciddiyetle kavraması ve sonsuz güç sahibi Yüce Rabbimiz'e yönelmesi gerekmektedir.
Bu makale, İlmi Mercek Dergisi 54. sayı (Aralık 2008) 51. sayfada yayınlanmıştır.